AKP’nin Kürtler üzerinde uyguladığı sinsi politikasına destek vermek Kürdistan halkına ihanettir. Erdoğan’ın başkanlık sistemi Kürtler için ölümdür. Kürtler Erdoğan’ı başkan diye kabul edemezler. Erdoğan Kürtler’le alay eden bir ırkçıdır.

Bugün AKP’nin, “Çözüm süreci devam ediyor” diyerek Kürtleri oyalama politikası tamamıyla bir aldatma projesine dönüşmüş olmasına rağmen, oynanan tiyatroda gönüllü rol alanlar tarihsel hatalara devam ediyorlar. Kürtleri AKP’ye peşkeş etmeye devam eden çevreler, yapılan büyük hatalar nedeniyle Kürt kitlelerinin desteğini kaybetmeye başladılar. Kazanan ise yine AKP oldu. AKP, Erdoğan’ın başkanlık emelleri için Kürtleri kullanmaya büyük önem veriyor. Çünkü cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde Kürtler’e ihtiyacı var. “Yasal statü” deyince kuduran AKP kodamanları verdikleri sözlerin hiçbirini gerçekleştirmek istemiyorlar. İşte süreç denilen olay budur: bir süreç var ama bu bir yalan dolan sürecidir. AKP, yeni Kemalizm despotizmini din boyası ile süsleyerek Kürtleri kandırma ve tasfiye sürecine devam ediyor.
 

AKP’nin Kürtler üzerinde uyguladığı sinsi politikasına destek vermek Kürdistan halkına ihanettir. Erdoğan’ın başkanlık sistemi Kürtler için ölümdür. Kürtler Erdoğan’ı başkan diye kabul edemezler. Erdoğan Kürtler’le alay eden bir ırkçıdır.
 

Başkanlık seçimi için Erdoğan’a destek vermek AKP hükümetinin Kürt halkı üzerindeki zulmüne destek anlamına gelir. AKP Kürt halkının özgürlük ve demokrasi taleplerini bastırmak istiyor. AKP, Kürt dilinde eğitime karşı çıkmaya devam ediyor! Kürt halkı için CHP- MHP ve AKP aynıdır. İyi polis Kötü polis numaraları tutmadı. AKP, Demirel ve Ağar’dan daha kötüdür. Bu hırsızların Kürtler’e verecekleri bir nebzelik bir şeyleri yoktur.

Şimdi böyle bir politikayı uygulayan bir partinin sözde  »açılım » veya »süreç » dediği yalanlara uymak, plan ve projelerine katılmak, Kürtlerin sindireceği bir durum değildir. Açıkça Kürt halkına hakaret olur. Erdoğan 1 seçim daha bekleyin diyor, Kürtler yine ona kanarak aldanıyorlar…Eğer gerçekse gerçekten de çok vahim bir durumdur. Zaten şayiası bile gerçek olması kadar kötü bir durumdur. Aslında AKP hükümeti Kürt sorunu konusunda çok sıkışmıştır. Bu sorun çözümünü dayatmakta ve hükümeti zorlamaktadır. AKP hükümeti bu sıkıntıdan kurtulmak için hep seçimleri bahane etmekte ve Kürtleri oyalayarak zaman kazanmaya çalışmaktadır.

 

Publicités

Une réflexion sur “AKP’nin Kürtler üzerinde uyguladığı sinsi politikasına destek vermek Kürdistan halkına ihanettir. Erdoğan’ın başkanlık sistemi Kürtler için ölümdür. Kürtler Erdoğan’ı başkan diye kabul edemezler. Erdoğan Kürtler’le alay eden bir ırkçıdır.

  1. Evet, bugün, 24 Nisan Ermeni soykırımının yıldönümü, aynı zamanda köhnemiş, yıkılmakta olan 600 yıllık Osmanlı ve başkenti Konstantinopolisin, yani İstanbul’un Batıllı güçlerce alınmasını engellemek için, Osmanlı çapulcu haydutlarının ömürlerini uzatmak için, ölüme bilerek sürülen 250 000 kişinin feryatlarının yeri gögü inletmesinin de yildönümü yapıldı (18 Mart idi)!!

    AMA FARK, ERMENİ SOYKIRIMININ BİR SAVAŞ OLMAYIP, SAVUNMASIZ SİVİL BİR KİTLENİN TOPLUCA YOKEDİLMİŞ OLMASIDIR!

    Türkler anadoluya geldiklerinde burada 3 milyon Ermeni yasiyordu,aynı dönemde Britanya adasının da nüfusu 3 milyondu. Soykırım çok yönlü ve sistematik şekilde gerçekleştirildi. 
    Zorla din değiştirme, ağır vergiler , savaşlar, kırımlar ve asimilasyon.
    Bugün deniz aşırı toprakları dahi saymazsak ingilizlerin nufusu 65 milyon olurken Ermeniler 40 bine indiler. !
    Bu insanların önemli bir bölümü din değiştirdi, bir kısmı göç etti, geri kalanı da « tehcir » adı altında ölüm yolculuklarında yok edildiler. 

    Vahşet mi diyelim?, katliyam mı diyelim?, dırama mı diyelim?. Canavarlık, barbarlık, vahşilik mi diyelim..? Yetmiyor, olanları anlatmaya yetmiyor!.. 
    Bir kaç örnek vermek gerekirse:

    İlki: 1915’te Osmanlı döneminde şimdiki Türkiye diye adlandırılan ve o dönem Osmanlı’nın Anadolu Toprakları diye bilinen bölgede Osmanlı’nın Ermenileri nasıl öldürdüğünü, kalanları yerinden yurdundan sürerek ölümü zamana yayıp, yavaş yavaş o insanların nasıl yok edildiğini anlatan bir hatıra…

    Bu çok eski görüntülerden, artı o dönemi yaşamış ve sağ kalabilmiş yaşlı insanların anlatıklarından oluşuyor. Binlerce…On binlerce…Yüz binlerce insan. Silahla, sopayla, taşla… Yanarak, aç bırakılarak, yorgunluktan, uykusuzluktan, susuzluktan, acıdan, utancından, kızgınlığından, öfkesinden, çaresizliğinden…ölmüş, öldürülmüş,ölüme terk edilmiş…. 

    Çünkü bunlar onlardan farklı bir dili konuşuyorlarmış. Çünkü bunlar onlardan farklı bir inanca sahiplermiş . Çünkü bunlar onlardan farklı gülüyorlarmış, eyleniyorlarmış, konuşuyorlarmış… Bu suç sayılmış. 

    Ikincisi ise, 1940-45 yılları arasında Avrupanın birçok ülkesinde dönemin siyasi-Askeri iktadırı olan Hitler faşizminin eğemenliği altında yaşıyan Yahudilerin Alman ulusu adına Hitler iktidarinda çektikleridir…

    Üçüncü örnek ise, 1994 yılında Ruwanda yaşanan vahşeti belgeliyen bir film… Ellerinde kılıç büyüklüğünde keserler, baltalar, silahlar ve sopalarla insanların nasıl öldürüldüğünü görüntülüyordu. Ben bugüne kadar böyle bir canavarlık görmedim ve düşünemezdim… bir insan bir insana nasıl böyle davrana bilir? Insan olan bir canlı yaratık başka herhangi bir canlıya dahi böyle saldıra bilirmi? Düşünemezdim, tahmin edemezdim… Sebebebi yine aynı. Kendilerinden olmuyan başka bir insan topluluğunu yok etmek ve ortada kaldırmak, silmek istemeleri. 

    İşte uluslar arası hukukta bu olayların isimlendirilmesine Jenosid deniyor. 

    Yani Bir insan topluluğunu; Çocuk, kadın, yaşlı insanlarda dahil olmak kaydıyla… savunmasız sivil bir halka bağlı bulunduğu, dini inancından dolayı, yada konuştuğu farklı bir dilden dolayı veya ayrı bir etnik yapıya sahip olduğundan dolayı yok edilmesi, öldürülmesi, katliyama tabi tutulması. Bunun bir pılan ve proje dahilinden gerçekleştirilmesi… 

    Bu olayın adına Jenosid deniyor, Türkçe soykırım anlamına geliyor!
    1915’de Ermeni soykırımı olmamışsa, dünyada hiçbir soykırım yaşanmamış demektir!!
    Oysa, 21. yüzyılda hâlâ, hamaset edebiyatiyla, aşağılık komplekslerin tatmin etmeye çalişan bu yaratıkların, soykırımla hunharca katledilen Ermeni ve Suryani halkın bugünkü torunlarından özür dilemeleri gerekirken, daha da bu «mutlu kutlu/mübârek » olayı, devşirme Osmanlinin devşirme torunlarına övünüp gururlanmalari için Çanakkale savaşı diye tarihi de değiştirilmiş bir eyleme girişmeleri ibret vericidir. Bugün, tarihin o en büyük vahşetlerinden birinin 100. yildönümünü devlet ve milletçe coşkuyla kutlamak (!), insanlik adına utanç, TC Devleti/Hükümeti ve Türk milleti adina ne büyük bir suç, çelişki, ahmaklık ve ibretlik örneği !.. 

    İslâmiyetin cihatcı, gazacı-fetihci, talancı, yayılmacı ve bunları inkâr eden takiyeci yönü, onu silah olarak kullananların dünyada en korkulan, en tehlikeli milletler olmasına sebep olmaktadır… Insanlık için en tehlikeli, lânetli, sefil ve ahmak toplumlar; işgalci, talancı, capulcu câni atalarının işgal, talan ve kıyımlarıyla övünen toplumlardır !.

    Bu coğrafyanın en kadim ve en kalabalık halklarından olan Ermeni, Süryani, Kürt ve Rum Halklarına uygulanan soykırım, tehcir ve sürgünlerin üstünü örtmek için sahte kutlamalar düzenlenmesi, en temel öge olan vicdanî olguya ve nesnelliğe büyük gölge düşürmektedir !… 

    Kendisiyle, geçmişiyle, doğrusu veya yanlışıyla hesaplaşmıyan birey, insan ve toplumlar: Elleri kirli, yüzleri kirli, ruhları kirli olarak yaşamaya mahküm olacaklardır.

    CİWAN KURKEN A.
    Hanna Hekimyan

Laisser un commentaire

Entrez vos coordonnées ci-dessous ou cliquez sur une icône pour vous connecter:

Logo WordPress.com

Vous commentez à l'aide de votre compte WordPress.com. Déconnexion / Changer )

Image Twitter

Vous commentez à l'aide de votre compte Twitter. Déconnexion / Changer )

Photo Facebook

Vous commentez à l'aide de votre compte Facebook. Déconnexion / Changer )

Photo Google+

Vous commentez à l'aide de votre compte Google+. Déconnexion / Changer )

Connexion à %s